Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Yeni Molpediniz Var Mı?"


siberorion köşesi

2007 yılında binin üzerinde orman yangınında, yüzlerce hektar orman, içindeki diğer türlerle birlikte yokoldu. kasıtlı, kasıtsız, ormanlarımızı yoketmeye devam ediyoruz. çölleşme ve tarım arazilerinin kaybı, her geçen yıl artarak devam ediyor. ormanlarımızın korunması ve sürekliliğinin devam ettirilmesi için ciddi önlemler almanın zamanı gelmedi mi? bu konuda insanları bilinçlendirmenin yanı sıra, mutlaka caydırıcı kanunlar da çıkarılmalıdır. bu seneki manisa yangınında, çevre ve orman bakanı osman pepe'nin >"türkiye'de orman yakmış veya yakılmasına vesile olmuş bir kişinin mahkum edildiğini germedim." şeklindeki açıklaması oldukça düşündürücüdür.

 | 0 yorum var 
 | 22 Ekim 2007 13:44 


hakkari'de askeri konvoya düzenlenen saldırı. ilk belirlemelere göre 16 şehit, 17 yaralı ve onlarca kayıp.

üzüntüm gerçekten sonsuz. kaybettiğimiz onca genç insan.

direk askeri birliklere yapılan saldırılar terörist faaliyet aşamasını geçmiştir. kabul etsek de, etmesek de, bu bir olağanüstü durum ve savaş halidir. bence, türk ulusunun elinde en sert şekilde cevap vermekten başka bir seçenek kalmamıştır.
bu durum, amerika birleşik devletleri'nin bölge üzerindeki planlarının yeni bir aşamasıdır. böl, parçala ve yok et. bölgedeki amerikan planının en önemli iki maddesi, petrol ve fırat, dicle. amacına ulaşmak için her türlü sinsi yolu denemekte hiç bir sakınca görmeyen bu süper güç karşısına uluslararası birliktelikle çıkmaktan başka çare yoktur.

tanrıdan şehitlerimize rahmet dilerim. hepimizin başı sağ olsun.

 | 0 yorum var 
 | 22 Ekim 2007 07:41 

istanbul teknik üniversitesi, uçak ve uzay bilimleri fakültesi, meteoroloji mühendisliği bölümü, ana konusu, iklim değişimi ve etkileri olan, 4. atmosfer bilimleri sempozyumu'nu 25-28 mart 2008 tarihlerinde istanbul'da düzenleme kararı almıştır.

gelecekte hava durumunun nasıl olacağının bilinmesi havacılık, tarım, orman, su, tıp, enerji ve diğer uygulama alanlarını ilgilendirmekte olup, iklim değişimi ve olası etkileri dünyanın ve ülkemizin en önemli sorunlarından biri olarak tanımlanmaktadır.

 | 0 yorum var 
 | 19 Ekim 2007 14:40 

"itidal" aşırı olmama durumu,ılımlılık,ölçülülük. mecaz anlamda da soğukkanlılık.

abd bizden sınır ötesinde itidalli olmamızı istemiş.

abd'nin mantığına göre, kuzey ırak ve sınır ötesi konusunda itidalli olursak aşağıdakileri hemen uygulamamız gerekir.

- üçe bölünmüş bir ülkeyi birkaç parçaya daha ayırmak.
- yalandan demokrasi ve özgürlük adına binlerce yıllık bir halkı yok etmeye çalışmak, birbirine kırdırmak, ve öz kaynaklarına el koymak.
- kendisinden kat be kat zayıf bir ülkenin üzerine suç ortağı ingiltere ile birlikte çullanmak.
- klasik silahlar yetmezmiş gibi, uranyum çekirdekli cephane kullanarak, hem ırak halkını, hem de kendi askerlerini radyasyon etkisi altında bırakmak.
- insanlığın gördüğü en çılgın ve aşırı sistemlerine para ve kaynak yetiştirmek için, akla gelebilecek her türlü kötülüğü yapacak kadar gözü dönmek.

 | 0 yorum var 
 | 17 Ekim 2007 19:52 

anadolu üniversitesi malzeme bilimi ve mühendisliği, hızla değişen dünyayı yakalamak ve bu dünyanın içinde yer bulmak, gelecekte istenilen mühendislik niteliklerinin öğrencilere bildirilmesi, bu yönde teşvik edilmesi, üniversite-sanayi işbirliğinde günün sorunları, gelecekle ilgili öngörüler ve sürekli gelişen malzeme teknolojileri ile ilgili görüş alışverişinde bulunulması amacıyla, malzeme ve teknoloji çalıştayı'nın 7-8 mart 2008 tarihinde eskişehir'de yapılmasını planlamıştır.

gebze yüksek teknoloji enstitüsünde makro boyuttan, nano boyuta kadar çeşitli araştırma projeleri yürütülmekte, malzeme bilimi ve mühendisliği bölümünde eğitim, fiziksel metalurji, seramikler, elektronik malzemeler ve polimerler ana bilim dallarında verilmektedir.

 | 0 yorum var 
 | 17 Ekim 2007 10:56 


abd ile olan ilişkilerimizde ülkelerin pozisyonunu açıkça gösteren bir belge var. abd'nin insan hakları ve demokrasiyi desteklemek 2006 raporu türkiye kısmı.

raporun neresine bakarsanız bakın aynı duyguyu hissedersiniz. abd'nin türk yasama, yürütme ve yargı organları üzerinde denetleme ve telkin hakkı olduğu duygusunu. aşağıdaki birkaç cümle bu rapordan alıntı.

amerika birleşik devletleri, polis ve yargı yöntemleri, dini özgürlük, ifade özgürlüğü, etik yönetim, insan ticareti, çoğunluğu kürt'lerden oluşan iç göçe mecbur kalmış halkın geri dönüş hakkı gibi, geniş yelpazedeki konuları ele alan programları ile insan hakları ve demokrasiyi geliştirme çabalarını sürdürmüştür.

 | 1 yorum var 
 | 17 Ekim 2007 09:37 

başbakan erdoğan birkaç gün önce gururla açıkladı. milli gelir yılbaşında 7000 dolara çıkacak, hatta geçebilecek. izleyen konuşmalarında da sıkça bu konudan söz etti.

ancak bunun avrupa hesap sistemine geçiş, döviz kurundaki düşüş ve yeni nüfus rakamından kaynaklandığını söylemedi.

hep aynı prensip, halkın gerçekleri bilmesine gerek yok.

 | 0 yorum var 
 | 17 Ekim 2007 08:47 

sermaye ve iktidar yapışık kardeşlerdir. sermaye desteğini almayan iktidar, iktidarı yönlendirmeyen sermaye olmaz. aslında ülkeyi ortaklaşa yönetirler. bir de toplumu etkilemenin ve şartlandırmanın en güçlü aracı medya ellerindeyse. istedikleri gibi at koşturabilirler.

iktidar ve sermayenin işine gelmeyen medya mensuplarının ipi hemen çekilir. para ve iktidar hırsı gözleri kör eder. Yetmiş milyon insan onların bu pozisyonlarını sürdürebilmeleri ve daha da geliştirebilmeleri için sadece birer araçtır.

 | 0 yorum var 
 | 15 Ekim 2007 03:43 

türk halkı 21 ekim'de yapılacak referandumda oy kullanacak. çıkın sokağa, bu referandumda neyi oylayacağız diye sorun. ezici bir çoğunluğun vereceği cevap, cumhurbaşkanını halkın seçmesine evet veya hayır diyeceğiz şeklinde olacaktır. yani halkın evet veya hayır diyeceği diğer maddelerden haberi yoktur.

mesela tbmm'deki toplantılarda 184 dışında toplantı yeter sayısının aranmaması ile ilgili madde gibi. bu maddenin cumhurbaşkanını halk seçsin veya seçmesinle herhangi bir ilgisi var mı? oy kullanacak insanların bu maddeyi bir şekilde duyduğunu varsaysak bile, bu 184 rakamının ne iş göreceğini (konuyla alakalı kişiler hariç) bilen var mı? insanları bilmedikleri bir konu hakkında oy kullanmaya davet etmek, onlara yapılacak en büyük hakarettir. İktidar partisinden hiç kimse çıkıp ta, bu maddenin neden referanduma konulduğunu, ne işe yarayacağını, anlam ve önemini halka anlattı mı? bu madde halkın oyuna sunulduğuna göre en az cumhurbaşkanı ile ilgili madde kadar önemli olmalıdır. ama kim için? iktidar için mi? halk için mi?

 | 1 yorum var 
 | 14 Ekim 2007 07:52 

Yapılan araştırmalara göre türkiye'de deniz seviyesi her yıl ortalama 4-8 mm yükseliyor. İzmir'de Atatürk organize sanayi bölgesi, mavişehir ve sasalı bundan öncelikle etkilenecek yerleşim alanları. Bu alanlarda yerleşim denize sıfır. Hatta bazı yerlerde (aosb) deniz seviyesinin altında. Mavişehir'de ağustos ayından sonra yaşanan ikinci olay bunun kanıtı. Lodos yok, yağmur yok, deniz suyu albatros bloklarının önüne kadar geliyor ve zaman geçtikçe çok daha büyük sorunlara yol açacak gibi görünüyor. Bu durumu sadece olağan gel git ile açıklamak mümkün değildir.

 | 0 yorum var 
 | 13 Ekim 2007 02:13 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

yazar hakkında

siberorion hakkında daha fazla bilgiyi profilinde bulabilirsiniz.

pilli ilan

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu